Başdenetçi: Türkiye’yi Tahrip Eden Fay Hatları Deprem ve Darbelerdir

Kamu Başdenetçisi (Ombudsman) Şeref Malkoç "28 Şubat'tan 2023 Türkiye’sine" konulu konferansa katılmak üzere Nevşehir'e giderek ilde temaslarda bulundu.

Malkoç Nevşehir’de Vali İlhami Aktaş ve Belediye Başkanı Rasim Arı'yı ziyaret etti. Ziyarette gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başdenetçi 28 Şubat’ın yıldönümü yaklaşırken Türkiye’nin geçmişe oranla çok daha güçlü bir konuma eriştiğini, sosyal yapıyı zedeleyecek girişimlerin ortadan kaldırılması için başarılı çalışmaların ortaya konduğunu ifade etti.

Malkoç: Türkiye artık geçmişine göre daha güçlü bir ülkedir.

Malkoç açıklamasında darbe girişimlerine karşı alınan tedbirlerin önemini vurguladıktan sonra: "Türkiye'yi tahrip eden iki ayrı hat vardır. Bunlardan birisi deprem oluşturan fay hatlarıdır, diğeri de sosyal yapıyı mahveden darbe hattıdır. Tıpkı deprem gibi darbeler de Türkiye'nin sosyal yapısını sarsmış ve zarar vermiştir. Nasıl ki Türkiye, depreme dayanıklı mekânlar yapıp depremin zararlarını ortadan kaldıracak kabiliyet ve güce geldiyse, siyaseti, ticareti, ekonomiyi, hak ve özgürlükleri mahveden darbe hattını da ortadan kaldıracak tedbirleri almıştır. Türkiye artık geçmişine göre daha güçlü bir ülkedir. Burada en büyük pay, bunun öncülüğünü yapan Sayın Cumhurbaşkanımızındır" dedi.

Arı: “Malkoç; 28 Şubat’ta Aslanlar Gibi Mücadele Ederek Siyasi Faturasını Ödeyenlerdendir”

Belediye ziyaretinde açıklama yapan Başkan Rasim Arı: "Kıymetli başkanımız, 28 Şubat zulmü ile alakalı bir konferans için şehrimizde. O kara dönemin, 28 Şubat sürecinin yıldönümü. Kendisi ülkemizin o sıkıntılı döneminde, herkesin şapkasını alıp kaçtığı bir dönemde aslanlar gibi mücadele edip o dönemin siyasi faturasını ödeyenlerden. Siyasete yeni atılan birisi olarak bizim de o dönem kendisini örnek aldığımız ağabeylerimizden bir tanesiydi. Kendisini her zaman örnek aldığım ve izlemiş olduğu siyaseti, bizim siyasetimizde ve halkla olan diyaloglarımızda yol gösterici olan bir ağabeyimizi, bir başkanımızı misafir etmekten son derece mutluyuz" ifadelerini kullandı.

Ziyaretlerinin ardından Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesinde (NEVÜ) öğrencilerle buluşan Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, "28 Şubat'tan 2023'e Türkiye" üzerine konferans verdi.

Malkoç: “Yaşadığımız Sıkıntıları Unutmayalım”

Malkoç konuşmasında Türkiye’de yaşanan darbeleri ve darbelerle birlikte yaşanan sıkıntılara değindi ve: “Dünya kurulduğundan beri insanların yönetimiyle ilgili farklı modeller denenmiştir. Ancak dünyanın en son geldiği nokta vatandaşların seçmen olarak, seçmen sıfatı ve kimliğiyle düzgün yapılan seçimlerde oy kullanarak yöneticilerini seçmesidir. Bu en alt birimden muhtarlık, belediye meclis üyeliği, belediye başkanlığı, büyükşehir belediye başkanlığı, milletvekilliği ve cumhurbaşkanlığıdır. Bunun adı da demokrasidir. Çağdaş ve gelişmiş ülkelerin en son gelmiş olduğu seviye budur. Türkiye'de 1876 anayasası ile bunu denemiş, bu süreçte zaman zaman sıkıntıya uğramıştır. Ancak şunu memnuniyetle belirtebilirim ki, Türkiye’nin 2020 yılında geldiği nokta iyi bir noktadır ve inşallah daha ileriye gideceğiz. Ancak bu noktaya gelinceye kadar ne badireler çekildi, ne sıkıntılar yaşandı, ne zorluklar gördük bunları unutmamamız gerekiyor. Özellikle üniversitede okuyan siz arkadaşlarımızın bunları zihinlerinin bir kenarına yazması gerekiyor. Ama oralara takılıp kalmadan istikbale bakmanız ve yürümeniz gerekiyor” dedi.

Başdenetçi konuşmasında Türkiye Cumhuriyeti’nin Osmanlı Devleti’nden kalan birçok geleneği sürdürmekte olduğunu ifade etti ve: “Bunların arasında kötü gelenekler de vardı ve bu kötü geleneklerden biri Türk Silahlı Kuvvetlerinin darbeci geleneğiydi. Maalesef Osmanlı’dan Cumhuriyet’e bu da intikal etmiştir. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında Mustafa Kemal Atatürk’ün ve İsmet İnönü’nün Türk Silahlı Kuvvetlerinin içerisinden gelmesi itibariyle o dönemlerde bazı askeri kıpırdanmalar oldu ama çok etkili olamadılar. Çok partili siyasi hayata geçtiğimiz 1960, 1971, 1982, 28 Şubat’ın yaşandığı 1996, 7 Nisan 2007 yılı ve en son yaşadığımız 15 Temmuz 2016 Türkiye’yi mahveden, insanlığı yerin dibine batıran ve Türkiye’nin kalkınmasını gelişmesini engelleyen süreçlerdir. Maalesef Türk Silahlı Kuvvetlerinin içerisinde cuntacı, darbeci dediğimiz, anayasanın ve hukukun dışına çıkarak mafya yöntemlerinden heveslenler, milletin vermediklerini alıp millete hükmedemeyenler her zaman olmuştur. İşte bu nedenlerden dolayı geçmişini bilmeyen bir millet, geleceğine emin adımlarla yürüyemez. Onun için bileceğiz, öğreneceğiz okuyacağız ve bilenlerden dinleyeceğiz. Milletin oylarıyla gelmiş olan rahmetli Menderes’i, sonrasında 1971’de Süleyman Demirel’i indirdiler. Rahmetli Özal Cumhurbaşkanı oldu aynı şeyi ona da yaptılar. Rahmetli Erbakan zamanında 28 Şubat olayı oldu. Elbette farklı görüşlerimiz ve düşüncelerimiz olacaktır. Bunlar Türkiye’nin zenginliği ve güzelliğidir. Farklı düşünceler ve farklı görüşler, farklı renk veren gül bahçesi gibidir. Ama bu gülün dikeni var diye, birileri elinde silahla, sopayla, baltayla gelip bu güllerin hepsini koparmaya kalkarsa işte o zaman bu memlekete en büyük zararı vermiş olur. İşte cuntacılar bunu yapmışlardır” diye konuştu.

Başdenetçi: “Milletimiz tarih boyunca yazdığı destanlardan birini 15 Temmuz’da bir daha yazdı”

Ombudsman Malkoç konferansta yaptığı konuşmada 15 Temmuz’da Türk Milleti’nin gösterdiği kahramanlığa da değindi ve şunları söyledi: “15 Temmuz gecesi de Türkiye’yi bölmek için, Türkiye’de iç savaş çıkarmak için NATO ile beraber FETÖ askerleri harekete geçirildi. 15 bin asker, 175 general, 200 tank, 156 savaş uçağı, 75 helikopter, 15 bin ağır silah ve tüfekle milletin karşısına dikildiler. Sizin verdiğiniz, benim verdiğim oyları ve anayasayı ortadan kaldırmaya kalktılar. Ama unuttukları bir şey vardı. O da asil ve kahraman Türk milletiydi. Milletimiz tarih boyunca yazdığı destanlardan birini 15 Temmuz’da bir daha yazdı. Başlarında da ferasetiyle, dirayetiyle, cesaretiyle bir Cumhurbaşkanı vardı o başkan Recep Tayyip Erdoğan’dı. 15 Temmuz’da şunu gördük ki, bu milletin gençleri, bu milletin asil evlatları Türkiye’de hukuksuzluğa müsaade etmedi. Önce gençler alanlara çıktılar ve darbecileri önce onlar durdurdu. O gece sivil toplum kuruluşlarımızın, milletimizin, askerlerimizin, polisimizin içerisindeki yurtseverlerin hepsi harekete geçti."

Darbelere ve depremlere karşı aldığı önlemlerle Türkiye’nin gelecek hedeflerine yaklaştığını ifade eden Malkoç: "Şimdi 2020 yılındayız ve 2023’te Cumhuriyetimizin 100’üncü yıldönümünü kutlayacağız. Hedefimiz dünyadaki ilk on ülke arasına girmek. Türkiye çok şükür 15 Temmuz’dan sonra demokratikleşme yolunca çok ciddi mesafeler aldı, çok önemli değişikler yaptı. PKK ve FETÖ ile ilgili gereken mücadeleyi verdi ve şimdi nükleer teknoloji ile tanışıyor, üniversitelerini yeniliyor, savunma sanayisini geliştiriyor. Dünyanın en iyi havaalanlarını ve yollarını yapıyor. Hatta sporcularımız bile uluslararası müsabakalarda artık altın madalyalarını çoğaltmaya başladılar. İşte bunların hepsi 2023’e hazırlıktır ve ben 2023’ten çok umutluyum” diyerek sözlerine son verdi.

Rektör Bağlı: “Malkoç’un İçerisinde Olduğu O Bir Avuç İnsan, Büyük Bir Fedakârlıkla Türkiye’yi Önemli Bir Kavşağın Arifesine Getirdiler”

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mazhar Bağlı yaptığı konuşmada: “Türkiye’de siyasetin topluma yön vermesi, toplumunun rüyalarının gerçekleşmesi ve devletin toplumla birlikte yürüyen bir aktör haline gelmesi sürecinde hakikaten çok büyük emek göstermiş, büyük çabalar harcamış ve çok büyük bedeller ödemiş birini bugün üniversitemizde ağırlamanın heyecan ve gururunu yaşıyoruz. 28 Şubat sürecinde üniversitede yeni göreve başlamış bir araştırma görevlisi iken 28 Şubat’ı bizzat yaşayan birisiydim. Hakikaten bu süreçten çok büyük ders çıkarmamız gerekiyor ve bir daha Türkiye’de benzer olayların yaşanmaması için gerekli tedbirlerin ve bilincin oluşması gerekiyor. Arzumuz ve talebimiz bütün vatandaşlarımızın bu konuda hassasiyet sahibi olmasıdır. Bir başbakana bir askerin toplumun huzurunda omuz vurarak yere itmesine kadar bir cunta hareketi vardı. Onları desteleyen bir medya, onları destekleyen sözüm ona yine cuntacı bir muhalefet ve sivil toplum kuruluşları vardı. Ama elhamdülillah toplumumuz bunlardan büyük oranda kurtuldu" dedi.

Bağlı, sözlerinin devamında "Bir sosyolog olarak şunu söyleyebilirim ki ülkemizin en fazla arzu ettiği konu şuydu: Türkiye’de devletin, toplumun ve siyasetin birlikte aynı yöne doğru, aynı hedef doğrultusunda ülkemizin ve milletimizin refahını arttıracak uyumlu bir senkronize çalışmayı göstermesidir. Ne zaman biz devlet ve toplum birbirine, siyaset ve toplum birbirine yaklaştı işte o zaman karşımızda bunları provoke eden, bunları birbirinden uzaklaştıran bir darbe sürecinin karşımıza çıktığını görmekteyiz. Esas itibariyle işin özünde milletin kendi iradesiyle ortaya koymuş olduğu siyasi yapının, milletin rüyasını ve milletin hayalini gerçekleştirecek projeleri uygulamasını engellemekti. Bize giydirilmiş bir deli gömleği vardı ve Sayın Başkanımızın da içerisinde olduğu o bir avuç insan, büyük bir fedakârlıkla cuntacıları bertaraf ederek Türkiye’yi önemli bir kavşağın dönüm noktasının arifesine getirdiler. Bundan sonrası siz Türkiye’nin gençlerine kalmıştır. 2023 hedefini hep birlikte gerçekleştireceğiz. Bu vesileyle bugün aramızda bulunan Sayın Başkanımıza ve beraberindekilere bir kez daha teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Başdenetçi Şeref Malkoç ve KDK Genel Sekreteri İbrahim Kılınç, Nevşehir programlarında Cumhuriyet Başsavcısı Altuğ Kürşat Şahin ve Baro Başkanı Necmi Öncül’ü de ziyaret ederek görüşmeler yaptılar.