‘Cumhurbaşkanlığı Sisteminde Denetim ve Kamu Denetçiliği Kurumu Çalıştayı’ Ankara’da Yapıldı

Kamu Denenetçiliği Kurumu tarafından düzenlenen ‘Cumhurbaşkanlığı Sisteminde Denetim ve Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık) Çalıştayı’ Ankara’da gerçekleştirildi. Çalıştaya, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Kamu Denetçileri Arif Dülger, Celile Özlem Tunçak, Mustafa Özyar ve Yahya Akman ile siyasetçiler, uzmanlar ve akademisyenler katıldı.

Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, 16 Nisan halkoylamasıyla birlikte Türkiye’de 94 yıldan beri devam eden parlamenter sistemin değiştiğini belirtti. Malkoç, bunun yerine Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin geldiğini buna bağlı olarak yaklaşık 150 kanunda değişikliğin olacağını ve anayasa değişikliğinin mevzuatı önemli ölçüde etkileyeceğini belirtti.

KDK olarak halkoylamasından sonraki değişikliklerin farkında olduklarını belirten Malkoç, “Özellikle bizim alanımıza giren denetim konusunda TBMM, idare ve yargı makamlarıyla görüşerek 2019 yılında yürürlüğe girecek ana sistemin hazırlıklarını yapmak istedik ve bu çalıştayı gerçekleştirdik. Zaman çok hızlı geçiyor, biz bu hazırlıkları yaparsak eminim ki 2019 yılında arzu ettiğimiz noktaya gelinecek” dedi.

Çalıştayın 3 oturumlu olacağını belirten Malkoç, “Bu oturumlardan ilki “Cumhurbaşkanlığı Sisteminde Siyasi Denetim: İdarenin TBMM tarafından denetlenmesi”, 2.oturum Cumhurbaşkanlığı Sisteminde Yargı ve İdari Denetim: İdarenin Yargı ve İdare Tarafından Denetlenmesi ve son oturumda ise Cumhurbaşkanlığı Sisteminde Ombudsman Denetimi: İdarenin Bağımsız Bir Kamu Denetçisi (Ombudsman) tarafından denetlenmesi” başlıklarını ele alacağız.” Diye konuştu.

Türkiye tarihinde, ciddi buhranların, askeri darbelerin, demokratik tıkanıkların yaşandığını söyleyen Malkoç, yeni sistemle temennilerinin, siyasi istikrarın sağlanması, demokrasinin bütün kurumlara yerleşmesi, hukukun üstünlüğünün temin edilmesi, idarenin hesap verilebilirliğinin ve şeffaflığının sağlanması olduğunu vurguladı. Malkoç, demokrasinin, insanoğlunun yönetim tarzı açısından en gelişmiş model olduğunu vurguladı.

Bu kapsamda, demokrasinin yerleşmesi, hukukun üstünlüğünün sağlanması ve şeffaflığın korunması için denetimin önemli olduğunun altını çizen Malkoç, çalıştayın, yeni anayasa değişkiliğiyle Türkiye’de atılacak adımlara öncülük yapacağını kaydetti.

Kamu Denetçiliği Kurumunun bir bakıma vatandaşın avukatlığını yaptığını vurgulayan Malkoç, “Vatandaşımız bize her türlü ortamdan ulaşabilir elektronik ortamdan, mektupla, faxla, kaymakamlıklarla veya valiliklerle. Kuruma başvurular tamamen ücretsiz. Özellikle bize müracattan sonra yasa gereği en geç 6 ay içerisinde kararlarımızı veriyoruz. Başvuruların çoğunluğunu dostane çözüme kavuşturuyoruz. Bir bakıma idareyle vatandaş arasında sağlam bir bağ oluşturuyor ve köprü kuruyoruz.” Şeklinde konuştu.

Çalıştayda konuşan TBMM Başkanı İsmail Kahraman ise, 16 Nisan’daki halk oylamasının Türkiye için bir milat olduğuna işaret ederek, milletin kabul ettiği anayasa değişikliğiyle, 94 yıllık geçmişe sahip parlamenter sistem yerine cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin getirildiğini vurguladı. 

Değişiklikle, Türkiye’nin bir makas değişimi yaptığını belirten TBMM Başkanı Kahraman, “Ümit ediyor ve dua ediyorum ki bu daha güzel yarınlara, huzurlu günlere bir başlangıç olsun ve milletimize hayırlı olsun.” dedi.

Türkiye tarihinde dört ay süren hükümetlerin olduğunu hatırlatan Kahraman, en iyi koalisyonlardan biri sayılan Necmettin Erbakan ve Tansu Çiller koalisyonunda, bir bakan olarak neler çekildiğini bildiğini söyledi.

Kuvvetler ayrılığının, demokrasinin vazgeçilmez bir unsuru olduğunu vurgulayan Kahraman, “Üç güç birbirine karışmamalı. Eskiden trafik çizgileri gibi bir sistem vardı. Yani yolda kesik çizgi, düz çizgi, yan yana çift düz çizgi var. Oysa bugünkü sistemimizde arada duvar var, isteseniz de geçemezsiniz. Kuvvetler ayrılığı mutlaka demokrasinin vazgeçilmezidir ve olması gerekir. Meclisin içinden yürütme ve siz o yürütmeye karşı denetim yapacaksınız. Olmuyor. İktidarı elinde tutanlar, ne kadar gensoru verilirse verilsin, netice alınmamış oluyor, kendi insanlarını, milletvekillerini tutuyor. Ben bu sistemin, yani kuvvetler ayrılığının tam tatbik edildiği sistemin taraftarı bir kişi olarak, inanıyorum ki daha güzel bir noktaya geleceğiz.” Dedi.

Vatandaşların temel hak ve özgürlüklerinin, kamu idarelerine karşı korunması ve güvence altına alınması günümüzün olmazsa olmaz özelliklerinden biri olduğunu belirten Kahraman, “Vatandaş ile yönetenler arasındaki ilişkilerin düzenlenmesi, özellikle vatandaşın hak ve özgürlüklerinin, yönetenlere karşı korunması önemlidir. Ayrıca ‘iyi yönetim hakkı’ diye bir kavram var. Kamu gücü, bireyin sahip olduğu hak ve özgürlükleri ihlal etmeden, adil, açık ve nesnel bir şekilde kullanılmalıdır. İyi yönetim, sorgulanabilir, sorumlu, katılımcı, eşitlikçi yaklaşımlar, insan hakları ve hukukun üstünlüğü esaslarına dayanır. Hukuk devleti ilkesinin en önemli gereği, idarenin yapmış olduğu işler ve eylemlerin, hukuka uygunluğu yönünden çeşitli denetimlere tabi olmasıdır.” İfadelerini kullandı.

Kahraman, denetleme olarak temeli Osmanlı’ya dayanan Ombudsmanlık Kurumunun kurulduğunu belirterek, adalete saygılı olunduğunda devletin güçlü ve büyük olacağını vurguladı.

Kahraman, Kamu Denetçiliği Kurumunun nice hizmetlere imza atmasını diledi.