Dünya Ombudsmanları, İstanbul’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Buluştu

Kamu Denetçiliği Kurumunun davetiyle 50 Ülkenin Ombudsmanlarının ve İnsan Hakları Temsilcilerinin katıldığı ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımı ile düzenlenen ‘Uluslararası Ombudsmanlık Konferansı’ İstanbul’da gerçekleştirildi. Konferansa;  TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Yardımcıları Bekir Bozdağ ve Recep Akdağ, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, İstanbul Valisi Vasip Şahin, Kamu Denetçileri Arif Dülger, Celile Özlem Tunçak, Hüseyin Yürük, Mustafa Özyar ve Yahya Akman ile çok sayıda davetli katıldı.

Başdenetçi Malkoç: “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışı ile faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

Açılışta konuşan Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, KDK’nın 5 yıldan beri, “insanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır”  ile “insanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışı ile faaliyetlerini sürdürdüğünü dile getirdi. KDK’nın, vatandaşı şikâyeti üzerine idarenin eylem ve işlemlerini denetlediğini ve aynı zamanda da bir insan hakları ve hakkaniyet kurumu olduğunu vurgulayan Malkoç, bununla birlikte toplumdaki önemli konu ve sorunlara ilişkin raporlar hazırladığını bildirdi.

“KDK vatandaşın avukatı”

KDK’nın, idareciler ve insanlar arasında bir köprü görevi gördüğünün altını çizen Malkoç,  bir yönü ile de vatandaşın avukatlığını yaptığını, kararlarıyla da idareye yol gösterdiğini belirtti.

Malkoç, Ombudsmanlık Kurumunun, idare ile insanlar arasındaki ihtilaflara çözüm arayan, mahkemelerin yükünü azaltan kurum olduğunu vurguladı.

Başvurular, 2017 yılının ilk 8 ayında 11 bin 570’e ulaştı.

KDK’nın tanınması ve etkinliğinin artması için 2017 yılında yeni bir çalışma programı yaptıklarını belirten Malkoç, “Kararların daha hızlı alınması için kurum içi düzenlemeler yaptık. KDK başvuru ve çalışma usullerini anlatan rehberler basıp, dağıttık. 20 ilde halkla buluşma programları yapıp, sergiler açtık. Her hafta tv programlarına katıldık. Gazete ve dergilere röportajlar verdik. Bu çalışmaların sonunda 2016 yılındaki toplam başvuru 5 bin 519 iken, 2017 ilk 8 ayında bu sayı 11 bin 570’e ulaştı. Yani yüzde 250 oranında artış oldu. 11 bin 570 başvurunun 8 bin 60’ı karara bağlandı. Kararlarımıza uyma oranı yüzde 50 oldu.” Diye konuştu.

Dünyada 130 ülkede Ombudsmanlık veya benzeri kurumların olduğunu ve bu ülkelerin hepsiyle iletişime geçtiklerini söyleyen Malkoç, “Asya, Avrupa, Akdeniz ve İslam ülkeleri Ombudsmanlık Birliklerine üye olduk ve çalışmalarımızı aktif olarak sürdürmekteyiz. Bu yıl içinde Türkiye’de 2. Uluslararası Ombudsmanlık Toplantısı yaptık. Uluslararası bu toplantılarda, Ombudsmanlarla karşılıklı görüşlerde bulunarak Dünya’nın değişik bölgelerindeki mağdur ve mazlumların durumunu ve bunlara nasıl yardım edileceğini konuşuyoruz. Türkiye, 3,5 milyon Suriyeli Mülteciye bakıp, barındırıp sağlık ve eğitim hizmeti verirken ve bu uğurda 30 milyon dolar harcarken, bunun yanında Avrupa’da seçimler sebebiyle artan ırkçılık, yabancı düşmanlığı, İslam karşıtlığına karşı neler yapabileceğimizi konuşuyoruz. Türkiye’nin mazlum ve mağdurlara en fazla yardım yapan ülke olduğunu. Türk halkının yardım severliğini anlatıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanım, sizin dünya mazlumları ve mağdurları için verdiğiniz mücadeleyi anlatıyoruz. Bunun bir örneği Myanmar’dır. Gür bir sesle dünyaya haykırdınız, Bengladeş kapılarını açtı, BM kınadı, İslam dünyası ve STK’lar harekete geçti. Diğer yandan Türkiye’nin terör örgütlerine karşı verdiği mücadeleyi anlatıyoruz.” şeklinde konuştu.

TBMM Başkanı İsmail Kahraman: Kamu Denetçiliği Kurumu, günümüzde 100’den fazla devlette faaliyet göstermektedir.

TBMM Başkanı İsmail Kahraman konuşmasında, demokratik hak ve özgürlüklerin kökleşmesine paralel olarak, her ülkede vatandaşların hak ve özgürlüklerini korumak için kurumların tesis edildiğini belirtti.

Kamu Denetçiliği Kurumunun demokrasinin gerektirdiği kurumlardan biri olduğunu söyleyen İsmail Kahraman, “Kamu Denetçiliği Kurumu dediğimiz ve Anayasal bir kurum olarak Ombudsmanlık, günümüzde 100’den fazla devlette faaliyet göstermektedir. Görevi, vatandaşla devlet arasında arabuluculuk yapıp meselelerin çözümünü kolaylaştırmaktır. İyi yönetim, kamu gücünün kişinin sahip olduğu hak ve özgürlükleri ihlal etmeden adil, açık ve nesnel şekilde kullanılmasıdır. İyi yönetimler, vatandaşına karşı sorumlu davranan, insan haklarını koruyan, hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı yönetimlerdir. Vatandaşlarına karşı eşit muamele eden, yönetimde katılımcılığı esas alan yönetimler, iyi yönetimlerdir. İyi yönetim, aynı zamanda denetime açık yönetim demektir. Hukuk devleti olmanın gereği de budur.” diye konuştu.

Kahraman, günümüzde yargı dışı denetim yollarının en az yargı kadar önemli olduğuna dikkat çekerek, bunun da belli usul ve kurallarının olduğunu söyledi. Dünyada ve Türkiye’de demokratik, hak ve özgürlüklerin kolay kazanılmadığını bildiren Kahraman, dünyanın birçok ülkesinde, insan haklarının hala teminat altına alınamadığını vurguladı. İsmail Kahraman, birçok ülkede yaşanan çatışmaların altında yatan temel nedenin bu olduğunu aktararak, temennilerinin insan hak ve hürriyetlerinin teminat altına alınması olduğunu dile getirdi.

Ombudsmanlık Kurumunun çağdaş manada İsveç kökenli bir kurum olsa da köklerinin Hazreti Ömer’e dayandığını dile getiren Kahraman, halifeliği döneminde insanların şikayetlerini alan “Muhtesip” adlı bir kurumun ihdas edildiğini anımsattı. Kahraman, milletlerin birliklerini adaletle koruduğunu anlatarak, adaletin olduğu yerde barışın ve huzurun gerçekleşeceğini söyledi.

Kahraman: Ombudsmanlık, adaleti sağlayan müesseselerden birisidir.

Adaleti sağlayan müesseselerden birisinin de Ombudsmanlık olduğunun altını çizen Kahraman, “Bu gayrette olan arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Adil bir şekilde hareket edilmesinin elzemiyetine inandığımızı ifade ediyorum. İnsanlığın barış ve huzur içerisinde yaşaması bir temenni olmaktan çıkarılmalıdır. Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda ‘Dünya beşten büyüktür.’ diyerek dile getirdiği şekilde adaleti tesis etmek, öncelikle dünyanın en tepe organizasyonundan yani BM’den başlatılmalıdır. Dünyada barış ve huzuru temin etmek için güçlünün haklı olduğu değil, haklının haklı olduğu bir düzen mutlaka tesis edilmelidir. ‘Adalet mülkün temelidir’ sözleri bütün dünyada ortak slogan yapılmalıdır. Adaletin olduğu yerde açlığın ve savaşın olmadığı, huzur ve barışın olduğu görülecektir.” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Konferansta yaptığı konuşmada, bugün “ombudsmanlık” ve “kamu denetçiliği” olarak ifade edilen anlayışın, Türk devlet geleneğinde de bulunduğuna işaret etti.

Osmanlı’da Divan-ı Hümayun, Kazaskerlik, Şeyh-ül İslamlık, Kadılık gibi makamların en önemli görevlerinin, halkın şikâyetlerini dinleyerek kısa zamanda çözüme kavuşturmak olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan,  “Şimdiki gibi böyle 5 sene, 10 sene bekleterek değil. Ülkenin yöneticilerinin de özellikle cuma namazlarının ardından bizzat vatandaşların dertlerini dinleme adetleri vardır. Bizim tarihteki devletlerimizin güçlü, başarılı ve uzun soluklu olmasının sebeplerinden biri de geniş bir coğrafyada, halkın sesine kulak verebilmelerini sağlayacak mekanizmalar kurmalarıdır, kurabilmeleridir. Dolayısıyla bu uygulama, bize yabancı değildir. Bizim yabancımız da değildir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de geçmiş dönemlerde sürekli konuşulması ve tartışılmasına rağmen kuruluşu mümkün olmayan Kamu Denetçiliği Kurumu ile ilgili ilk adımı Başbakanlığı döneminde 2006 yılında attıklarını anlattı.

O dönemde Anayasa Mahkemesi’nin ilgili düzenlemeyi iptali sebebiyle bu girişimin sonuçsuz kaldığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2010 anayasa değişikliğinin ardından, 2012 yılında Kamu Denetçiliği Kurumu’nun, işin ruhuna uygun şekilde TBMM’ye bağlı olarak kurulduğunu bildirdi.

2013 YILINDAN BU YANA 36 BİNDEN FAZLA BAŞVURU

Kamu Denetçiliği Kurumu’na faaliyete geçtiği 2013 yılından bugüne 36 binin üzerinde başvuru yapıldığı bilgisini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurumun kamuoyundaki bilinirlik düzeyi arttıkça, başvuru sayısının da artacağının altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu yıl 15 Eylül tarihine kadar kuruma yapılan 11 bin 348 başvurunun bin 286’sının uzlaştırma yoluyla yani dostane çözüm kararıyla neticelendirilmiş olmasını da doğrusu önemli görüyorum. Kurumun tavsiye kararlarına idarenin uyma oranının yüzde 50’ye çıkmış olması da memnuniyet vericidir. Hedefimiz, hem dostane çözüm yolunun -bunlar ilkler tabii bu bakımdan önem arzediyor- hem de idarenin kararlara uyma oranının mümkün olan en üst seviyeye çıkmasıdır. Halen Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Başbakanlık gibi kurumlarda yoğunlaşan hak arama başvurularının zamanla tamamen Kamu Denetçiliği Kurumu’na yöneleceğini ümit ediyorum. İdare ile halk arasındaki hak arama yolları ne kadar etkin ve güvenilir olursa bizim ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışımız da o derece vücut bulur. Bizim inancımızda hatasız, eksiksiz, mükemmel olan sadece Allah’tır. Onun dışında kurumların da insanların da hataları, eksikleri, yanlışları olabilir. Önemli olan, bu tür sorunların çözüm yollarının açık olmasıdır. Milletin devletine sahip çıkması ancak devletiyle kendisi arasında kurduğu o güçlü bağlarla mümkün olabilir. Kamu Denetçiliği Kurumumuz, işte bu bağları güçlendirecek en önemli araçlardan biridir. Kuruluşundan bugüne her aşamasında emeğimiz bulunan Kamu Denetçiliği Kurumumuzun çalışmalarını bundan sonra da desteklemeyi sürdüreceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının başarılı geçmesini diledi.

Açılış konuşmalarının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve katılımcılar fotoğraf çektirdi.

Konferans kapsamında, “Şikayet başvurularının çözüme kavuşturulmasında karşılaşılan sorunlar ve bunların giderilmesi için yapılabilecekler” ve “Irkçılık, yabancı düşmanlığı, nefret söylemi ile mücadele” başlığında oturumlar düzenlendi.