“İnsanlık Onurunu Korumaya Devam Edeceğiz”

Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından düzenlenen IV. Uluslararası Ombudsmanlık Sempozyumu kapsamında ‘En Mağdur Mülteciler: Kadınlar ve Çocuklar’ başlıklı panel düzenlendi. Gazeteci Balçiçek İlter’in oturum başkanlığı yaptığı Panele, Bosna Hersek Ombudsmanı Jasminka Džumhur,  Makedonya Ombudsmanı Ixhet Memeti, TBMM Dilekçe Komisyonu Başkanı, İstanbul Milletvekili M. Belma Satır ve Göç İdaresi Genel Müdürü Atilla Toros konuşmacı olarak katıldı.

Oturumun açılış konuşmasını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya yaptı. Dünyanın birçok yerinde mazlum, mağdur ve mahrum insanların çığlıklarının yükseldiğine dikkati çeken Bakan Kaya, “Bu küreselleşme çağında çok şey küreselleşiyor ama ne yazık ki adalet, hakkaniyet ve hukuk, barış ve huzur küreselleşemiyor. Bunların yerine savaşlar, silahlanmalar küreselleşiyor. Kadınların, çocukların feryadı, açların, açıkta olanların ilaçsızların çığlığı, yerküremizi, vicdanlarımızı titretmeye devam ediyor” diye konuştu.

Cenevre Sözleşmesi’nde mülteciliğin kısaca “Kendi ülkesi yaşayamayacağı hale geldiği için başka coğrafyalarda çare arayan insan” olarak tanımlandığını anımsatan Bakan Kaya, bu teorik tanımlara karşın Türkiye’nin mülteciliğin fiili anlamlarını dünyada en iyi bilen, hisseden ve yaşayan bir ülke olduğunu kaydetti.

Bakan Kaya, mülteci akınlarının en önemli nedeninin savaşlar, iç çatışmalar ve baskıcı rejimler olduğunu belirterek, Türkiye’ye sığınan milyonlarca Suriyeli vatandaşın yaşama tutunmaları için büyük bir çaba gösterdiklerini vurguladı.

Türkiye’nin ülkelerinde zulüm gören, sığınacak bir liman arayan insanlar için daima güvenilir bir adres olacağını ifade eden Bakan Kaya, “Sahip olduğumuz medeniyet birikimimizle, irfan anlayışımızla, kendimize yakışanı yapmaya, insanlık onurunu korumaya devam edeceğiz. Çünkü insanlık onurunu kaybeden her şeyini kaybeder. Ülkemizde misafir ettiğimiz yaklaşık 3 milyon mülteci kardeşimizin başını öne eğdirmedik” dedi.

Bakan Kaya, uluslararası kuruluşlar tarafından örnek gösterilen 26 geçici barınma merkezinde 257 bin Suriye vatandaşının ağırlandığını ifade ederek, şunları söyledi:

“Ülkemizde misafir ettiğimiz mültecilerin 2 milyon 57 bini kadın ve çocuklardan oluşmaktadır.  O nedenle kadın ve çocukların sorunlarıyla yakından ilgileniyoruz. Hatay, Kilis, Gaziantep, Osmaniye, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Adıyaman, Adana, Malatya ve Mardin’de bulunan toplam 26 geçici barınma merkezinde psikososyal destek hizmetleri bakanlığımızca yürütülmektedir. Bu kamplarda eğitim, sağlık, gıda, barınma gibi temel ihtiyaçlarının karşılanmasının yanı sıra kadın, çocuk ve ailelere yönelik psiko-sosyal destek hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Bugüne kadar 120 binin üzerinde kadın, çocuk ve ailemize psikososyal destek hizmeti sunduk.”

Kamplarda 26 tercümanın görevlendirildiğini ve ayrıca Alo 183 sosyal hizmet hattı üzerinden de Arapça bilgilendirme için bir ekip oluşturulduğunu anlatan Bakan Kaya,  Arapça’ya çevrilen Aile Eğitim Programı ile 15 binin üzerinde Suriyeli aileye eğitim verildiğini kaydetti.

Bakan Kaya, savaşın getirdiği travmaların, gebelik ve doğum süreçlerinin de özel ekiplerce takip edildiği bilgisini vererek, “Son 6 yılda 184 bin Suriyeli bebek gözlerini Türkiye’de dünyaya açtı. Tüm çocuklarımız ve kadınlarımız için gerekli sağlık hizmetleri hastanelerde ücretsiz olarak verilmekte. Kadınlarımızın, bebeklerimizin sağlığını da yakından takip ediyoruz. Suriyeli kadınlarımızın gebelik takipleri de hastanelerimizde ücretsiz olarak yapılmakta” diye konuştu.

Sertifika programları aracılığıyla 75 bini aşkın Suriyeli yetişkinin meslek sahibi olduğunu aktaran Bakan Kaya, bakanlık olarak aynı zamanda Suriyeli kadınlar için meslek edindirme kurs hizmeti de verdiklerini bildirdi.

İnsana yönelik hizmetlerde maliyet hesabı yapmadıklarını vurgulayan Bakan Kaya, devletin 12 buçuk milyar dolar bütçeyle Suriyeli mültecilere hizmet verdiğini, sivil toplum kuruluşları, belediyeler ve gönüllülerin desteği ile bugüne kadar harcanan toplam paranın 26 milyar doları geçtiğini aktardı.

“Savaşta erkekler bir kere, kadın ve çocuklar ise her gün ölür” sözünü anımsatan Bakan Kaya, mültecilik dramının yol açtığı en büyük mağduriyeti kadın ve çocukların yaşadığını ifade etti.

– 508 bin Suriyeli çocuk eğitime kazandırıldı

Bakan Kaya, dünyanın birçok yerinde mülteci kamplarında, elverişsiz koşullar altında salgın hastalıklar, ilaçsızlık gibi trajediler yaşandığına dikkati çekerek, kadınların bir yandan babasız çocuklarını büyütmeye çalışırken diğer yandan da istismarın, psikolojik şiddetin kurbanı olduğunu belirtti.

Bakan Kaya, “Ben de bir anneyim, kimse, hiçbir anne, baba son çare olarak görmedikçe dünyada en kıymetli varlığı olan çocuğunu alıp da azgın suların içindeki botlara binerek farklı bir ülkeye gitmeye çalışmaz. Sahil Güvenlik Komutanlığımız son 2 yılda yaklaşık 130 bin göçmeni denizden kurtarıp ülkemize getirmiştir. Dünya olarak ne kadar hayati ve acı bir manzarayla karşı karşıya olduğumuzu idrak etmemiz için bu sayının daha kaç olması gerekiyor? Mültecilerin dramını sadece ekonomik veya sosyal koşullarla da sınırlandıramayız. Bir yuva sıcaklığı teneffüs edemeden büyüyen çocukların ruhunda nasıl derin boşluklar oluşacağını ve onların ömür boyu bu travmayı nasıl atlatacağını hepimiz düşünmeliyiz” değerlendirmesinde bulundu.

– “508 bin çocuğu sokaklardan alarak eğitim hayatına kazandırdık”

Türkiye’de eğitim çağında Suriyeli çocuklara Arapça ve Türkçe eğitim alma imkanı tanındığını anlatan Bakan Kaya, “Eğitim çağındaki yaklaşık 900 bin Suriyeli çocuktan 77 bini barınma merkezlerinde eğitimlerine devam ediyor. Milli Eğitim Bakanlığımızla yaptığımız işbirliğiyle barınma merkezi dışındaki Suriyeli çocuklarımızdan da 508 bin çocuğu sokaklardan alarak eğitim hayatına kazandırmış bulunuyoruz” dedi.

 Bakan Kaya, 400 bine yakın Suriyeli çocuğun ise eğitim imkanına kavuşamamış durumda olduğunu ifade etti.

Suriyeli refakatsiz çocukların bakanlığa bağlı ev ve yurtlardan yararlandığını vurgulayan Bakan Kaya şunları kaydetti:

“Hiçbir şekilde Suriyeli bir yetimi, bakıma muhtaç bir mülteci çocuğu kimsesiz ve sahipsiz bırakmıyoruz. Kimsesiz çocukların bakımlarını kendi çocuklarımız gibi üstleniyor her türlü desteği veriyoruz. Kamp dışında aileleri yanında yaşayan çocuklarımızdan 2 bin 200’üne Sosyal Ekonomik Destek vererek ailelerinin yanında bakımlarını destekliyoruz.”

Bakan Kaya, şiddet mağduru olan veya hayati tehlikesi bulunan Suriyeli kadınların Kadın Konuk Evleri’nden, engelli olan Suriye vatandaşlarının Engelli Bakım ve Rehabilitasyon Merkezlerinden faydalanmasının sağlandığını vurguladı.

Dünya Gıda Programı (WFP), Türk Kızılayı ve Avrupa İnsani Yardım Fonu (ECHO) iş birliğinde, barınma merkezleri dışında yaşayan yabancılar ve Suriye uyruklu kişiler için aylık 100 lira destek sağlanmasını içeren “Sosyal Uyum Yardımı” programının başlatıldığını anımsatan Bakan Kaya, bu program ile bir milyon mülteciye ulaşmayı hedeflediklerini açıkladı.

Bakan Kaya, “Ayrıca AB mali kaynakları ile Yabancı Öğrenci Bilgi Sistemine kayıtlı Suriyeli öğrencilere, Türk öğrencilere ödenen miktarlar üzerinden ile Şartlı Nakit Transferi (ŞNT) ödemelerinin yapılması için de çalışmalarımız sürüyor. Bu sayede çok daha fazla Suriyeli çocuğumuzun eğitim almasını hedefliyoruz. Çocukların olması gereken yerlerde, okullarda, eğitim yuvalarında olması için bu eğitim yardımını da çok önemsiyoruz” diye konuştu.

Bakan Kaya, “Evrensel dünya, ciddi bir muhasebe yapıp çıkar odaklı bir dış politika ve diplomasiden vazgeçmezse, ortaya getirilen her çözüm geçici olacaktır. Bataklığı kurutmadan sivrisineklerle uğraşmanın hiçbir anlamı yoktur. Bugün dünya hızla kaotik bir ortama doğru sürükleniyor. Mülteci sorunu maalesef sadece ‘güvenlik sorunuymuş’ gibi değerlendiriliyor. Sorunu böyle ortaya koyunca da çözüm için öne çıkardıkları yöntemler de daha ziyade ‘güvenlikçi’ oluyor. Demokrasi, insan hakları, özgürlük gibi kavramları kullanırken, hepimiz samimi olmak zorundayız” değerlendirmesini yaptı.

Daha yaşanılabilir bir dünyanın ancak ahlaka, değerlere dayalı bir siyasetle mümkün olacağını vurgulayan Bakan Kaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya 5’ten büyüktür” demesinin de Türkiye’nin tüm feryadının da bundan kaynaklandığını ifade etti.

Bakan Kaya, ahlaktan, erdemden, adaletten bağımsız bir dünyanın doğal olarak insanlıktan da bağımsız hale geldiğini belirterek, bunu bir an önce tüm dünyanın fark etmesi temennisinde bulundu.

Bakan Kaya, bu fark edilmediği sürece mülteci sorununun çözülemeyeceğini, kadın ve çocukların gözyaşlarının dindirilemeyeceğini kaydetti.

Sempozyum vesilesiyle 3 milyon mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye’nin göçmenlere yardım tecrübesinin paylaşıldığını aktaran Bakan Kaya, konuşmasını Hazreti Ali’nin “Haklı olmak istiyorsan önce hakkın ne olduğunu öğreneceksin” sözleri ile tamamladı.

Konuşmaların sonunda Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Bakan Kaya’ya plaket takdim etti.