Ombudsmanlık Kadın Hakları Sorununu Masaya Yatırdı

Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık) kadın hakları alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve ilgili akademik birimlerle bir araya gelerek “Kadın Hakları ve Ombudsmanlık Çalıştayı” düzenledi.

30’u aşkın kadın hakları alanında çalışan STK temsilcilerinin katıldığı Çalıştaya, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili Fatma Benli, TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Radiye Sezer Katırcıoğlu, CHP Milletvekili Şenal Sarıhan, Kadın Haklarından Sorumlu Kamu Denetçisi Celile Özlem Tunçak ve akademisyenler katıldı.

Açılış konuşması yapan Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, kadın hakları konusunda gelinen noktayı tespit etmek ve bundan sonra yapılabilecekler konusunda kurumun üzerine düşenleri belirlemek için bu çalıştayı düzenlediklerini ve yapılacak çok güzel çalışmalar olduğuna inandığını dile getirdi.

Malkoç, KDK’ya 2016 yılında 5 bin 600 müracaat olduğunu belirterek, 19 Haziran 2017 itibarıyla müracaatların 7 bin 500’ü aştığını ve tanındıkça vatandaşın sevdiğini, derdini çözmek için Kuruma müracaat ettiğini söyledi.

Kuruma kaymakamlıklardan, valiliklerden, elektronik ortamdan veya mektupla başvuru yapılabildiğini belirten Malkoç, müracaatlar için ücret alınmadığı bilgisini verdi. Malkoç, vatandaşın avukatlığını yaptıklarına ve idareye yol gösterdiklerine dikkati çekti.

Malkoç, herhangi bir toplumun durumunu öğrenmek için o toplumun kadınlarına bakmanın yeterli olduğunu belirterek, kadınların toplumun en mağdur kesimini oluşturduğunu, bu konuda alınması gereken çok mesafe bulunduğunu söyledi.

KDK’nın birçok avantajlara sahip olduğunu dile getiren Malkoç;”Birincisi üyeleri TBMM tarafından 4 yıllığına seçiliyorlar ve bütçesi özel yani Maliye Bakanlığının onayına tabi değil, bunlar çok ciddi avantajlar. Diğer bir yönü de yasama, yürütme ve yargının tam kesiştiği noktadayız. Yasama organı tarafından seçiliyoruz, yürütmeyi denetliyoruz ve yargı değiliz ama karar veriyoruz. Vatandaşlar bize müracaat edebiliyorlar ve biz tavsiye kararlarla onlara yardımcı oluyoruz ve hiçbir ücret almıyoruz. Biz vatandaşın avukatlığını yapıyoruz ve idareyi sürekli zorluyoruz. Ayrıca yönetmeliğimizde değişiklik yaparak yeni bir karar ekledik ve ‘dostane çözüm’ kararı getirdik. İdareyi zorlayıp vatandaşın işini görmek için kararlarımızı çeşitlendirdik. Kurumumuz henüz yeni bir kurum olduğu için çok fazla tanınmıyor ama inanıyorum ki gün geçtikçe tanınırlığı artacaktır çünkü STK’larla çalışmalarımızı da sıklaştırdık. Her ay bir çalıştay yapıyoruz, bunun neticesini de gördük, basınla da sürekli temas halindeyiz.” diye konuştu. 

Malkoç konuşmasına şöyle devam etti:

“BM’nin ‘Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’ni imzalayan bir ülkeyiz. Ardından Avrupa Konseyi’nin ‘Kadına Yönelik Şiddet’ ve ‘Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve bununla mücadele ile ilgili İstanbul Sözleşmesi’ni ilk imzalayan ülkeyiz. Ama uygulamaya geldiğimizde durumun daha iyi olması kanaatindeyiz. Bakın 2011 yılında İstanbul Sözleşmesini imzalamışız ve 2012 yılında Türkiye’de 210 kadın cinayeti var. Bu cinayetler 2013 yılında 237’ye çıkmış. 2016 yılında ise 397’ye çıkmış, biz bu alanda mevzuatları düzenlemeye çalışıyoruz, burada bir yerlerde bir yanlışlık var. Bu konunun üniversiteler ve akademisyen arkadaşlar tarafından incelenmesi gerekir.”

Tunçak: KDK Kanununda Kamu Denetçilerinden birinin “kadın ve çocuk hakları alanında görevlendirileceği” düzenlemesine özellikle yer verilmiştir.

Kamu Denetçisi Celile Özlem Tunçak ise, KDK’ya başvuru yapıldığında dava açma süresinin de durdurduğunu belirten Tunçak, başvuruları en kısa sürede sonuçlandırdıklarını vurguladı. Tunçak, 6328 sayılı KDK Kanununda Kamu Denetçilerinden birinin “kadın ve çocuk hakları alanında görevlendirileceği” düzenlemesine özellikle yer verildiğini söyledi.

Kadın hakları ile ilgili olarak menfaat ihlali şartı aranmaksızın sivil toplum kuruluşları ile diğer kişilerin şikayet başvuruları KDK tarafından kabul edildiğini belirten Tunçak, “Kurumumuzun resen inceleme yetkisi olmamakla birlikte bu düzenleme ile kamuyu ilgilendiren veya kadın hakları ile ilgili konularda Kurumu resen harekete geçirme yetkisi siz sivil toplum kuruluşlarında olduğunu düşünüyorum. İstanbul sözleşmesinin dayandığı 4 ilkeden Kadına Karşı Şiddetle Mücadele alanında bütüncül, eş güdümlü ve etkili işbirliğini içeren politikaların hayata geçirilmesi konusunda Kamu Denetçiliği Kurumu Ombudsmanlık olarak misyonumuzu yerine getirmek inancı ve gayreti içindeyiz. Bizler görev alanımızdaki konularımızın hassasiyetinin bilincindeyiz. Çalışmalarımızı da bu bilinç ile sürdürmeye çalışıyoruz.” Şeklinde konuştu.

İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili Fatma Benli de, Türkiye’nin insan hakları konusunda çalışan KDK gibi kurumların çok önemli olduğunu, bağımsız ve özerk oldukları için kamu idaresinin dışında olduklarını belirterek, yasalarla güvence altına alındıkları için sivil toplum kuruluşlarından daha güçlü olduklarını vurguladı. KDK’nın STK’lar ve kamu idareleri arasında köprü vazifesi kurabilecek durumda olduğunu belirten Benli, KDK’ya yapılan başvurularda alınan kararların birebir hayata dokunan kararlar olarak karşımıza çıkabileceğini aktardı.

İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili Şenal Sarıhan ise, KDK’nın bireyle devlet arasında köprü olduğunu ve bireyin avukatı olduğunun altını çizdi. Sarıhan, KDK’nın kadınlar, çocuklar ve bütün insanlar için daha verimli olmasının sağlanması gerektiğini söyledi.

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Radiye Sezer Katırcıoğlu, KDK’nın kamu idaresi ile vatandaş arasında ortaya çıkan sorunların çözümlenmesi amacıyla kurulduğunu belirtti.

KDK’ya menfaati ihlal edilen gerçek ve tüzel kişilerin başvurabildiğini vurgulayan Katırcıoğlu, “Şikayet başvuruları, insan hakları ihlali, temel hak ve özgürlükler, kadın ve çocuk hakları konularında ise menfaat ihlali aranmamaktadır. Kadın hakları konusunda menfaat ihlali aranmaması cinsiyet temelli ayrımcılıkla mücadelede çok önem taşımaktadır. KDK kadın haklarına önemli yer ayıran bir Kurum olduğu için ülkemizin kadın erkek fırsat eşitliği çalışmalarında da önemli yer tutmaktadır.” Dedi.

Açılış konuşmalarının ardından STK temsilcileri ve akademisyenler görüşlerini dile getirdiler.