Kamu Başdenetçisi Malkoç, 8. Yurtdışı Din Hizmetleri Konferansında Konuştu

Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından "İslama Karşı Küresel Meydan Okumalar Bağlamında Yeni Stratejiler" temasıyla Konya’da düzenlenen 8. Yurtdışı Din Hizmetleri Konferansına katıldı. Başdenetçi Malkoç konferansta, toplumların değişim ve dönüşümde dinin etkisini, insan hakları ve adalet kavramlarının önemini, Kamu Denetçiliği Kurumu’nun yurt içinde ve yurt dışında hak arama kültürü kapsamında yaptığı çalışmaları anlattı.

Başdenetçi Malkoç: Din her alanda kendisini bariz şekilde hissettirmektedir.

Başdenetçi Malkoç, son 25 yılda dünyada ciddi bir değişim ve dönüşüm yaşandığının, dinin her alanı etkilediğini ifade ederek, “Marksist kökene dayalı olan örgütler bile dinle irtibat kurmak veya dindar görünmek zorunda kaldı. Bunun yanında 15 Temmuz’da darbe girişiminde bulunan FETÖ dini bir yapı olarak ortaya çıkmıştı.”dedi.

Başdenetçi Malkoç, Kur’an ve sünnete dayalı sahih din anlayışının başta gençler olmak üzere toplumun geneli açısından öneminin altını çizerek; bu anlamda önemli hizmetlerin, çalışmaların yapıldığını devlet ve millet olarak bu konuda önemli mesafelerin alındığını kaydederek, Dinin sağlıklı kaynaklardan öğrenilip, öğretilmesinin insan hakları, temel hak ve özgürlükler açısından önemli olduğunu belirtti.

“Ombudsmanlığın diğer bir görevi ise insan haklarının gelişmesine katkı sunmaktır.”

Malkoç, dünyada artan ırkçılık, İslam ve yabancı düşmanlığı karşısında Kamu Denetçiliği Kurumu’nun önemine dikkat çektiği konuşmasında “Ombudsmanlık, bulunduğu ülkede mahkemeler hariç idarenin işleyişini denetler. Denetlemenin dışında diğer bir görevi ise insan haklarının gelişmesine katkıda bulunmaktır.” diye konuştu.

Kamu Denetçiliği Kurumu olarak yurt dışında hak arama kültürünün yaygınlaşması yönünde yapılan çalışmalara değinen Malkoç, “Avrupa’da bizim vatandaşlarımıza, Müslümanlara karşı olumsuz tutum ve davranışlar olunca biz de Ombudsmanlık olarak Avrupa’daki Ombudsmanlarla insan hakları projesi yürütmeye başladık. Fransa’ya, Almanya’ya, İsveç’e Avusturya’ya gidiyoruz ve orada ülke Ombudsmanlarıyla görüşüyoruz. Büyükelçilerimizle birlikte orada bulunan STK’larla bir araya geliyoruz ve yaşadıkları ülkede hangi haklara sahip olduklarını, haklarını nasıl arayacaklarını anlatıyoruz.” Şeklinde konuştu.

Başdenetçi Malkoç: “Hangi inanç olursa olsun mensuplarının gayreti ölçüsünde büyür”

Konuşmasında insan hakları konusunda örnekler veren Malkoç, “Dünya tarihinde iyilikten, şefkatten, merhametten yana olanlar, hakkı, hukuku savunan bütün insanlar zulümle karşılaşmışlardır. Bunun en açık örneği peygamberlerdir. Peygamber efendimize habibim denmesi, kâinat yüzü suyu hürmetine yaratılmış olmasına rağmen hayatın her aşamasında özellikle hakkı tebliğ ettiği için insanları eşitliğe, adalete, haksızlıkla mücadeleye davet ettiği için bütün eziyetleri görmüştür. Azimle mücadelesini sürdürmüş ve sonunda hak ve adalet galip gelmiştir.” Diye konuştu.

Malkoç: Dünyada İnsanlığın Ortak Dili Hukuk ve İnsan Hakkıdır.

Hak, hukuk ve adalet kavramlarının önemine vurgu yapan Malkoç; “Dünyada insanlığın ortak dili hukuktur ve insan haklarıdır. Bulunduğumuz ülkenin anayasasını, hukukunu, temel hakların neler olduğunu öğrenmeliyiz. Bunun yanında haklarımızı nasıl kullanmamız gerektiğini de bilmeliyiz. STK’larla, insan hakları savunucularıyla, toplumdaki vicdan sahibi farklı kesimlerle mutlaka dayanışma içinde olmalıyız.” dedi.

Malkoç; “Kamu Denetçiliği olarak haksızlığa uğrayan ve hakkını aramak isteyen insanlar için ‘40 Soruda Ombudsmanlık’ adını taşıyan bir tanıtım rehberi hazırladık ve bu rehberi Türkiye’de dağıttık. Bu rehberi yabancı dillerde de (İngilizce, Almanca, Fransızca) hazırlayacağız ve içerisinde bulunan ülkenin hukukuna göre insan hakları kurumlarına nasıl müracaat edileceğine dair dilekçe örnekleri ile o ülkenin Ombudsmanlık Kurumuna ne şekilde başvurulacağına dair bilgiler de yer alacak ” ifadelerini kullandı.

Konferansta Kamu Denetçiliği Kurumu Genel Sekreteri İbrahim Kılınç da kurumun işleyişi ve faaliyetlerine ilişkin bir sunum gerçekleştirdi.

2018 yılı içerisinde 17 bin 585 şikâyet başvurusu geldiğini bildiren İbrahim Kılınç, 2018 yılında en çok başvuruların kamu personel rejimi, çalışma ve sosyal güvenlik ile eğitim, öğretim, gençlik ve spor konularında geldiğini kaydetti.

Kamu Denetçiliği Kurumunun verdiği kararlarla, hakkaniyet, iyi yönetim ilkeleri, açılması muhtemel davaları önleme gibi birçok hususta kamu yönetimine katkı sağladığının altını çizen Kılınç, “Ayrıca, geneli etkileyen kararlarımız ile mahkemelere giden dosya sayılarının azaltılmasına, böylece yargının iş yükünün hafifletilmesine kurum olarak katkı sağlamaktayız. Bu doğrultuda, 2018 yılında verdiğimiz geneli ilgilendiren kararlar milyonlarca kişiyi etkilemiştir. Bu da tahminen yüz binin üzerinde açılması muhtemel davayı engellemiştir.” Diye konuştu.

KDK’nın verdiği tavsiye kararlarına uyma oranında artış olduğunu 2018 yılı içerisinde yüzde 70 çıktığını belirten Kılınç, “Kurumumuzun verdiği tavsiye kararlarına uyum oranında yaşanan artışın sebeplerine bakıldığında; Meclis Genel Kurulu ile Dilekçe ve İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyelerinin Kurumumuza verdiği destek, kararlarımıza olumsuz yaklaşan idarelerin Karma Komisyona davet edilmesi, kamuoyu ve medyada Kurumumuzun tanınırlığının ve bilinirliğinin artması, Bakan, bakan yardımcıları ve genel müdürler başta olmak üzere idarenin en üst düzey yetkilileriyle yapılan toplantılar ve kararların etkin takibi için araştırma, takip ve değerlendirme bürosunun kurulması etkili oldu.” Dedi.

Yurtdışında hak arama kültürünün yaygınlaştırılması içinde çalışmalar gerçekleştirdiklerini söyleyen Kılınç, “Avrupa’da yaşayan 6 milyon vatandaşımıza “haklarını arama yollarını” öğretmek amacıyla, Avusturya, Belçika, Almanya, Fransa, İsveç, Danimarka gibi ülkelere gidildi. Burada vatandaşlarımıza haklarını arama yolları gösterildi. Bu ülkelerde KDK’nın muadili insan hakları kuruluşlarının temsilcileri ile görüşüldü ve vatandaşlarımız tarafından yapılan başvuruların takipçisi olunacağı ifade edildi.” Şeklinde konuştu.