Malkoç: Hakkımızı Ararsak Türkiye’nin Sorunlarının Yüzde 70’i Çözülür

İstanbul Üniversitesi’nin 2019-2020 akademik yılı açılış töreni Başdenetçi Şeref Malkoç’un katılımıyla Fen Fakültesi Ord. Prof. Cemil Birsel Konferans Salonu’nda yapıldı.

Başdenetçi Malkoç açılış dersinde yaptığı konuşmada 1980 dönemine göre üniversitelerimizin huzurlu, akademisyenlerimizin iyi olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Bugün üniversitelerimizde 150 bin akademisyen var bu büyük bir zenginlik. Bunu uluslararası başarılarla taçlandıracağız. 207 üniversitemizde 8 milyon öğrencimiz var. Batı komşumuz Yunanistan’ın nüfusu kadar üniversite öğrencimiz var. Ortaöğretimde bir milyon öğretmenimiz var. Sağlık sektöründe çalışan bir milyon insanımız var. Bu tablo 2023 yılında Türkiye’yi dünyanın en iyi 10 ekonomisinden birisi yapmamız için önem arz ediyor. Ama bu başarıyı yakalamak için buna inanmalıyız. İstanbul Üniversitesi buna inanmalı.”

Başdenetçi: Dünyayı Düzeltmek İçin Önce İnsanı Düzeltmeliyiz

Ombudsman Malkoç Türkiye’nin başarılarını hukuka uymak ve adaleti tesis etmekle taçlandırabileceğini söyledi ve ekledi: “Adalet bütün devletlerin varlık sebebi, toplumun huzurunun teminatı, herkesin arzusudur. Adalet hava gibi, su gibi olmazsa olmazdır. Bizim inancımız, kültürümüz ve medeniyetimizde ise adaletin önemi daha da belirgindir. Osmanlı Devleti her gittiği yerde adaleti sağlamış, kimsenin diline, dinine karışmamış, asayişi sağlamış, vergisini almıştır. Bugün Ortodokslar dinlerini yaşayabilmelerini Osmanlı’ya borçludur. Kur’an-ı Kerim’de en çok zikredilen kavramlardan birisi de adalettir. Peygamber Efendimiz de “Allah adaletli olanı sever” diyor. Ancak dünyada şu an adaletsizlik hüküm sürüyor. Adalete ulaşmak için önce insanı düzeltmeliyiz ki dünya düzelsin. İş geliyor insanın eğitimine dayanıyor.”

Şeref Malkoç toplum olarak insan hakları, hukuk, demokrasi ve hakkaniyet konusunda herkese görev düştüğünü ve toplumun her bir ferdinin birbirine destek olması gerektiğini söyledi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de adaleti temin için reformlar yapıldı, bence Türkiye mevzuat açısından Avrupa’nın pek çok ülkesinden daha iyi ancak uygulamalarda sıkıntı var. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı ve Kamu Denetçiliği Kurumu’nun kurulması 2010 Anayasa değişikliğindeki en önemli iki maddedir. 6328 sayılı KDK kanunuyla, idarenin eylem ve işlemleri yanında tutum ve davranışları da adalet ve hakkaniyet açısından Ombudsmanın denetimine giriyor.”

Malkoç: Bu Topraklarda Kalabilmek İçin Alın Teri Dökmeliyiz

Başdenetçi konuşmasında Kamu Denetçiliği Kurumu’nun işleyişi ve çalışmaları hakkında bilgi verdi: “KDK insan odaklı, demokratik ve şeffaf bir yönetim oluşturmaya çalışıyor. İdareyle ihtilafınız varsa mahkemeye gitmeden bize gelin. Çok kolay ve ücretsiz başvuru alıyoruz ve kararlarımızı en geç altı ay içerisinde veriyoruz. 2018 yılında bize 17 bin 575 yazılı başvuru geldi, 100 bin tane de telefonla veya yüz yüze başvuru geldi. Yazılı başvurulardan 17 bin tanesini altı ay içerisinde çözüme kavuşturduk yani yüzde 99 sonuca ulaştık. Geri kalan yüzde birlik kısım bilirkişi raporlarının yahut idarenin cevabının gecikmesinden kaynaklanıyor. KDK Türkiye’de hak arama kültürünü yaygınlaştırmaya çalışıyor. Eğer hakkımızı aramayı öğrenirsek Türkiye’nin sorunlarının yüzde 70’i çözülür.”

Malkoç İstanbul Üniversitesi’nin yetiştirdiği Fuat Sezgin ve Aziz Sancar’dan bahsetti ve ekledi: “İstanbul Üniversitemiz dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi içinde. Ancak bu bize yetmez, inşallah gelecek yıllarda İstanbul Üniversitemizi ilk 100 içinde görürüz. Başarılı olmazsak bu coğrafya içinde var olmamız zor. Bu yeni bir şey değil. Anadolu coğrafyası dünyanın en stratejik alanı. Bizden önce nice kavimler gelmiş geçmiş ama çok şükür Anadolu’da bizim kadar kalan olmamış. Bin yıldır bu topraklardayız, kıyamete kadar da kalacağız. Bunun için emek, alın teri ve göz nuru sarf etmeliyiz.”