Malkoç: İyiliğimizi Sanat Eserlerine Dönüştürüp Yedi Milyar İnsana Ulaştırmalıyız

Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD) ile Mülteci Destek Derneğinin (MUDEM) iş birliğinde düzenlenen ve Avrupa Birliği'nin (AB) desteklediği "Medya ve Mülteciler Basın Buluşmaları"nın dördüncüsü Başdenetçi Şeref Mlakoç’un katılımıyla yapıldı.

Programa Başdenetçisi Malkoç’un yanında, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Akarca, Göç İdaresi Genel Müdür Yardımcısı Gökçe Ok, SGDD Genel Koordinatörü İbrahim Vurgun Kavlak ile yerli ve yabancı davetliler katıldı.

Başdenetçi: Bizim Medeniyetimizde İnsan İnsanın Kurdu Değil Dostudur

Ombudsman Malkoç konuşmasında Türkiye’nin 3.5 milyondan fazla Suriyeliye ev sahipliği yaptığını ve bunu başarıyla gerçekleştirdiğini söyledi ve ekledi: “Türkiye Suriyeli mülteciler konusunda iyi bir sınav veriyor ve bu konuda onurlu, haysiyetli insanlara örnek oluyor. Dünya kurulduğundan beri Anadolu coğrafyası kıtaların buluşma noktasında olduğu için hep göç almış, neticede Türkler de buraya Orta Asya’dan göç ederek gelmiş. Bu coğrafya medeniyetler ve kültürler mezarlığıdır. Burada en uzun süre yaşayan millet Türk milletidir. Bizim medeniyetimizde insan insanın kurdu değil dostudur, yoldaşıdır. Bin yıldan beri bütün saldırılara, işgal girişimlerine rağmen Anadolu’da bizi ayakta tutan budur. Kıyamete kadar da burada olacağız.

Türkiye’nin tarih boyunca sığınabilecek, güvenli bir liman özelliğini koruduğunu örnekleriyle anlatan Malkoç sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye mazlum ve mağdurlar için dün de bu gün de yarın da emin beldedir. Milletimizin gönlü böylesine geniş olmasını filmlere, müzik eserlerine, oyunlara, resimlere döksek de, dünyadaki yedi milyar insanın eserlerle gönül tellerini titretsek.”

Malkoç: Savaşı Durdurmadan Göçü Durdurmazsınız

Avrupa ve ABD’nin göçmenlere karşı son yıllardaki tutumlarını eleştiren Başdenetçi: “Göç hukukunun oluşmasında emeği olan ülkeler çok garip tutum takınıyorlar. Avrupa’nın ülkelerinde makul insanlar bile bundan etkileniyor. Aşırıcılık, İslamafobi yükseliyor. Göçü duvarlarla, dikenli çitlerle durduramazsınız. Göçü ancak Türkiye’nin yaptığı gibi savaşı, sömürüyü durdurduğunuzda durdurabilirsiniz” dedi.

Malkoç Türkiye’nin dünyadaki mazlum, mağdur 140 ülkesine yıllık insani yardım ve kalkınma desteği sağlamasının bir iftihar sebebi olduğunu ifade ederek devam etti: “Halep yanarken, Yemen’de bombalar patlar, çocuklar ölürken ne Ankara huzurlu olabilir, ne Berlin, ne Paris asayişini sağlayabilir, ne ABD barış içinde yaşayabilir. Her insan insanlığın önemli bir parçasıdır. Dünyadaki her menfur olay insanlığın huzurunu kaçırır. İyi insanların dayanışması savaş isteyen kötü insanlarınki kadar maalesef güçlü değil. Dayanışmamızı güçlendirmeliyiz. Kötülük bulaşıcıdır, veba gibi, kanser gibidir. Milletimizin güzel hasletlerini öne çıkartmamız lazım. İyilik tek başına manşetlik olmayabilir ama sanatçılarımızın eserleri sayesinde insanlara daha kolay ulaşabilir.”

Ombudsman: Bu İnsanlara Kucak Açmak En Hayırlı Şeydir

Başdenetçi konuşmasında Kamu Denetçiliği Kurumu’nun çalışmalarından bahsetti ve kuruma Suriyeli kardeşlerimizden gelen başvurulardan ve hazırlanan Suriyeliler raporundan bahsetti: “Biz sadece Türk vatandaşlarından değil Türkiye’de bulunan herkesten başvuru alıyoruz. Suriyeli sığınmacılarımızdan da çok başvuru alıyoruz. Özellikle okulda ayrımcılığa maruz kalan Suriyeli çocuklarımız bize ulaşıyorlar. Biz aldığımız başvurular üzerine bir de Suriyeliler raporu hazırladık ve raporun İngilizce sürümünü gittiğimiz bütün ülkelere götürüyoruz. Biz Suriyeli çocukların mağdur olmasını istemiyoruz. Savaştan kaçmak kolay bir şey değil. Aileler parçalanmış, yakınları ölmüş, vatanından kopup buraya gelmişler, bu insanlara kucak açmak en hayırlı şeydir.”